Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
Anasayfa arrow Mutfak yazıları arrow Ocak soğuklarının sıcak tadı
Ocak soğuklarının sıcak tadı Yazdır Arkadaşına bu yazıyı öner
Çarşamba, 17 Şubat 2010

Müjdeler olsun ki artık Türkiye'deki anaokullarında bile 'Halloween' günü, yani Cadılar Bayramı kutlanıyor. Cadılar Bayramı ve bu bayramın vazgeçilmezi balkabağından söz edelim o halde bu hafta sizlere.


Gelenek Amerika'ya 1840'lı yıllarda İrlandalı göçmenlerle birlikte gelmiş. Tarihçesiyse bir hayli eski. MÖ 5. yüzyılda İrlanda'nın Celtic Bölgesi'nde, yaz mevsiminin sonu olarak 31 Ekim kabul edilirmiş. İnanışa göre, o sene içinde ölen insanların bedensiz kalan ruhları, 31 Ekim gecesi kendilerine yeni vücutlar aramak üzere geri gelirlermiş. O gece yeryüzüne inen ruhlar, insan kılığına girip yiyecek istemek amacıyla ev ev, kapı kapı gezerler; en çok da balkabağını severlermiş. Zamanla bu inanış da, çocukların 31 Ekim gecesi özel kostümler giyip ev ev gezerek şeker toplamasına dönüşmüş. Jack O'Lantern (yani balkabağından yapılan Halloween feneri) geleneğiyse başka bir efsaneye dayanıyor. Şeytanı kandıran Jack, öldüğünde cennete de cehenneme de kabul edilmeyip ortada kalınca, balkabağının içindeki köze saklanıyor. Bugün hala orada durduğuna inanılıyor. Jack'in feneri de balkabağı oyularak yapılıyor.
İstanbul 1204'te Latin işgaline uğrayınca, Bizans'ı yöneten Laskaris Hanedanlığı merkezini İznik'e ve Nif'e (bugünkü Kemalpaşa'ya) taşımıştı. Denizlerin ve kıyıların kontrolünü ise Cenevizlilere vermişti. Cenevizlilere dayandırılan bazı hikayeler, bugün de Batı Anadolu'da 'Cinibiz' öyküsü olarak hala anlatılır. Bunların bir kısmı ürkütücü öykülerdir, bir kısmı da eğlenceli. Romalıların 'Eğer bayramsa, sonunda eğlence varsa, bir de tatil yapıyorsak hadi kutlayalım' bakışına uygun hikayeler...
Cenevizlilerden kalma eski bir gelenekle, Ödemiş'in Beydağ yöresinde, zemheride (yani yılın en soğuk günlerinde) üç gün 'coraz geceleri' olarak kabul ediliyor. İçinde bulunduğumuz ocak ayının şu son 10 günü eskiden 'coraz geceleri' idi. Şimdilerde küresel ısınmanın etkisiyle eski soğuklar da kalmadı. Üç yıl önce yitirdiğimiz, ülkemizdeki kabak kültürünün de tek yazarı Mordoğanlı Mestan Yapıcı, o günleri Amerika'daki Halloween'e benzetiyor. Tire ve Karaburun yörelerinde 'Karakancolos Geceleri' adıyla anılan gecelerin de yine yılın en soğuk geceleri olduğunu vurguluyor. Hikayeye göre kambur, buruşuk yüzlü, korkunç bir kocakarıymış Coraz ya da Karakancolos... Güya, bacadan inip evdeki kızların saçlarını acıtarak tarar, su kaplarına tükürürmüş. Bu yüzden kızlar da, söz konusu günlerde Coraz'a yakalanmamak için erkenden eve kapanırlarmış. Bu gecelerde kabaklı yemekler pişirilir, balkabaklı tatlılar yapılırmış. Bu günlerde balkabağı yiyenlerin de yıl boyunca boğazının ağrımayacağına inanılırmış. En ünlüsü de 'Cinibiz kabağı' imiş. Bugünlerde özellikle mübadil aileler arasında yapılan bir kabak tatlısı bu; eski pagan anlayışları da yansıtıyor. Kimi yerde cinibiz kabağı derlerse de, Ayvalık tarafında da Midilli kabağı deniliyor. Bu tatlı yapılırken bal kabağı oyuluyor, içine aşure malzemesi konuyor, üstüne de yarım kilo bal ya da pekmez konup ekmek fırınına yerleştiriliyor.

SADECE TATLISI YOK
Çoğumuz balkabağının sadece tatlısını bilsek ve yapsak da balkabağı pek çok şekilde kullanılıyor mutfaklarda. Beydağ'da turşusu kuruluyor, İzmir'de köftesi yapılıyor, Uşak'ta 'kabak bükmesi' denilen böreği. Alanya'da 'kırtakı' adıyla bilinen pekmezli reçeli seviliyor, Karaburun'da 'zinkonta' denilen zeytinyağlı yemeği. Galiba Türk damak tadına pek uymadığı için çorbası pek yaygınlaşmamış.
Aslında balkabağının kıymetini bilmeli, hakkını daha çok vermeliyiz. Şeker koymadan çok az suyla haşladığınızda bile (ki bebeklere mama olarak bu şekilde hazırlanır), haşlanmış patates kadar lezzetlidir. Bebeklere yedirmekte de fayda vardır. Kalsiyum, potasyum, fosfor, magnezyum, sodyum ve demir içerdiği için, akşamdan kalanlara balkabağı çorbası önerilir. Çünkü vücutta eksilen mineralleri tamamlamaya yardımcıdır.  Balkabağını az suda haşlayıp püre yapabilir; içine tuz, bol kimyon, birkaç büyük diş sarımsak, azıcık kırmızıbiber, limon suyu ve bolca zeytinyağı koyup güzelce karıştırırsanız çok hoş bir meze de elde edebilirsiniz.
Anadolu'nun hemen her yerinde 'Çerkez kabağı' adıyla yapılan ama en iyisi de Aydın'da üretilen ve her biri çorba kaşığı büyüklüğündeki kabaklardan yapılan şeffaf tatlıdır ve bence müthiş bir lezzettir. Bol ceviz eşliğinde nefis olur. Antakyalı dostlarımızın yaptığı da kabakların benzer yöntemle kirece yatırılıp kıtırlaştırıldığı tatlıdır, yine çok lezizdir.

 
< Önceki   Sonraki >