Nedim Atilla 'ya Twitter 'dan da ulaşabilirsiniz
Anasayfa arrow Mutfak yazıları arrow Dünya Rakı Günümüz kutlu olsun!
Dünya Rakı Günümüz kutlu olsun! Yazdır Arkadaşına bu yazıyı öner
Salı, 15 Aralık 2009
Kuyu da başında testi,/ kemer de belimi kesti./ Gurbetteki mor fesli,/ şimdi de aklımdan geçti./ Aman da Fatma'm,/ canım gülüm Fatma'm./ Ben rakıya su katmam./ Sen katar isen ben içmem./ Ben Fatma'mdan vazgeçmem...


Son yıllarda Muammer Ketencoğlu'nun güzel yorumuyla yeniden meşhur ettiği, Antakyalı ve Giresunlu rakı severlerin de paylaşamadığı bu türkü, müzik dünyamızda rakıyı konu alan tek türkü değil kuşkusuz. Çok sayıda şarkıyı, türküyü süslemiş milli içeceğimiz rakı. Sadece müzik değil, edebiyat dünyamızdaki yeri de ayrıcalıklıdır rakının. Düşünsenize, dünyada şarap, konyak, hatta viski şişesinde yaşam düşleyen bir edebiyatçı var mıdır? Orhan Veli gibi, tüm samimiyetiyle 'Bir de rakı şişesinde balık olsam' diyecek bir şair bulunur mu yeryüzünde? (Bedri Rahmi usulü analım ustayı: 'Kadehlerin çınlasın Orhan Veli!')
Ya rakıyı kastederek söylediğimiz şu temenniye ne demeli: 'İçelim, güzelleşelim...'
'Rakı koydum fincana/ Hele de bakın Mican'a'... 1800'lü yılların son çeyreğinde Giresun ve havalisinde nam salmış bir eşkıya olan Micanoğlu Hüseyin'e yakılmış bu türkü... Micanoğlu, fakirlere yaptığı yardımlar ve hayır işleriyle halkın sevgisini de kazanmış bir eşkıya olarak, rakı içmeyecek de ne içecek? Ege'de de bugün, Çakırcalı'nın, Atçalı Kel Mehmet'in, Gökçen Efe'nin dağlarda kurduğu rakı sofraları efsane gibi anlatılır.
Sadece Karadeniz ve Ege'de mi namı var sanırsınız? Rahmetli Kazancı Bedih'in meşhur ettiği Urfa'daki Sıra Geceleri'nde, 'Yaz demedim, kış demedim eğlendim./ Rakı içtim, şarap içtim sallandım' türküsü söylenmeden olur mu? (Her ne kadar bu güzel gecelerin geleneğinde içki yoksa da, rakının yine de hiç olmazsa adı geçer...) Hatırlarsınız, aslında 60'larda kaybettiğimiz Dario Moreno'nun güzel bir şarkısıdır, ama sinemada Sadri Alışık'la, 70'li yıllarda da Tanju Okan'la ünlenmiştir: 'Her akşam votka, rakı ve şarap...'

RAKININ YANINDA   NE ALIRSINIZ?
Eski İstanbul meyhanelerinin müdavimlerine gelirsek, hemen hepsinin de pek ünlü isimler olduğu bir gerçek. Ahmet Rasim, rakının yanında farklı üzüm çeşitleri ararken meze yapmak için, Kemençeci Vasili tek bir salkımla yetinirmiş. (Tam burada anmadan olmaz, Neyzen Tevfik'in razakı üzümüyle ilgili latifesi unutulmaz: Neyzen'e sormuşlar, rakı ile razakı kafiye olur mu? Cevap vermiş, 'Hem kafiye olur hem de meze!') Selahattin Pınar ile Cahit Sıtkı Tarancı, Ezine beyaz peynirini zeytinyağı ile ezip üzerine karabiber serperler ve 'Çengelköy bademi' tabir edilen minik hıyarlar ile eşleştirirlermiş aslan sütünü... Muallim Naci, badem ile ceviz içini tercih ederken, Mithat Efendi rakısının yanında bir büyük tabak fasulye piyazını eksik etmezmiş. Ruhları şad olsun... Efendim, bu yazımızın sebebi, günün anlam ve önemi... Dört yıldır aralık ayının ikinci cumartesi günü, 'Dünya Rakı Günü' olarak kutlanıyor. 'Nereden çıktı bu rakı günü?' diye soranlara ise, 'Dünya Rakı Günü balığın bol, mevsimin soğuk, gecelerin uzun olduğu aralık ayında kutlanmayacak da, ne zaman kutlanacak?' diye soruyla cevap veriyoruz... Bizden sonra rakının hakkını veren diğer bir millet de Yunanlılardır... Unutmayın, gerçek sirtaki sadece iki kişiyle yapılır. Ortada uzo (light rakı!) dolu bir kadehin bulunması gerekir. Sirtaki bitince de, oyunculardan biri eğilip ağzıyla bu kadehi alır ve yine elleriyle dokunmadan uzoyu yani rakıyı içer...
Sadece şarkılarda, türkülerde değil manilerde, deyimlerde de yaşar rakı, kadeh, meze üçlemesi... Unutulur mu şu Girit manisi: 'Kadeh elde boş değil / Boş olması hoş değil / Gönül uçacak ama / Kanadı yok, kuş değil...' Güzel Türkçemizde de maniler bol: 'Bir elde altın kadeh / Öbüründe bir meze / Bilmeden gönül verdim / Kadir kıymet bilmeze'... 'Asker oldum piyade / Gönlüm rakıdan ziyade / Masayı tam donattık / Nam olsun şu aleme'...

RAKI ADABININ   ÖZELLİĞİ ÖLÇÜSÜDÜR
Ülkemizin en ünlü barmeni iken, rakının da üstadı olan sevgili Vefa Zat, doğal olarak bu konuda her zaman başvurduğumuz bir isim. Vefa Zat, emekli bir barmen... II. Elizabeth'ten Şah Rıza Pehlevi'ye kadar birçok ünlü isme içki sunmuş biri... Rakı için bakın neler söylüyor: 'Benim masama rakı geldiği zaman, kızarmış francala ekmeği gelecek, Polonezköy'den tereyağı gelecek. Üzerine ançüez ezmesi sürülecek. Süzme zeytinyağı gezdirilmiş, su katılmamış bir cacıkla başlayacaksın. Benim soframın adabı bu. Sonra gerisi gelir... Rakı keyfe araç olabilir. Fakat asla amaç olmamalı. Akşamcı tiryakiler ölçüyü kaçırmaz. Rakı adabının en büyük özelliği ölçüsüdür. Ortamı yakalayabilir, dostlarınızı iyi seçebilirseniz, hayatta her şeyi paylaşabilirsiniz. Rakı sofraları insana mutluluk veren sofralardır. Yeter ki o iki dubleyi iyi bir dost çevresinde için'. Doğru söze ne denir ki?

İLK KEZ OSMANLI ÜRETTİ
Rakının ilk kez Osmanlı topraklarında üretildiği, bugün neredeyse tüm dünya ülkelerince kabul ediliyor. Evliya Çelebi, daha 17. yüzyılda İstanbul'daki rakı imalathanelerinden söz etmiş; şehzadelerin sünnet törenlerini resimleyen Levn” ise, 'Arakçiyan-Rakıcı' esnafının geçmişini minyatürlerine yansıtmış. Benim karıştırdığım tüm ansiklopedilerde rakının bir Türk içkisi olduğu vurgulanmıştır. Türk rakısı zamanla, Osmanlı topraklarında yaşayan insanların da damak zevki ile bugünkü karakteristik özelliklerine ve lezzetine ulaşmış. Bizim rakının bugünkü özellikleri, ne Yunan rakısı 'Uzo'da ne de Lübnan'da üretilen 'Arak'ta var. Ancak belirtmekte de fayda var, 5. yüzyılda, Doğu Roma İmparatorluğu'nda rakı benzeri bir içkinin varlığı tespit edilmiş. Orta Asya'daki atalarımızın imbiklenmiş içki tükettiklerini biliyoruz. Rakı, 19. yüzyılda gayrimüslimlerin ürettiği, ama Türklerin de severek içtiği bir içki haline gelmiş. Bugün Yunanistan'ın en ünlü uzolarını Midilli'de üreten Barbayanni ve Veto aileleri, Osmanlı sultanlarının tuğralarını taşıyan 'rakı üretme iradeleri'ni sergileyerek övünmektedirler.

RAKI BİRLEŞTİRİR,   AYNI HİZAYA GETİRİR
Tarih Vakfı, 'Cumhuriyetimizin 75. Yılı' kapsamında bir sergi ve bir kitap hazırlamıştı: 'Cumhuriyet'in Aile Albümleri'... Bu çalışmada, değişik ekonomik, siyasi ve kültür yapısına sahip 17 ailenin çevresinde, 75 yılın portresi çizilmiş bir anlamda. Albümün editörlerinden yazar Oya Baydar, seçtikleri fotoğraflardan birini şöyle tanıtıyor: 'Hazırladığımız ailelerden biri de Kutat Ailesi'ydi. Farklı bir aileydi. Reşat Kutat da kayınbabası da asker. Cumhuriyet'in 30'lar duygusunu alabildiğine yaşamış bir aile. Fakat Reşat Bey'in rakı kadehi başında öyle bir fotoğrafı var ki bu ülkenin bence özeti gibi. Asker üniformasıyla çektirdiği fotoğrafı ve o fotoğrafı yan yana getirdiğinizde hiçbir katılık yok. Hiçbir şekil bu toprağın insanında kalıcı ve ruhuna işlemiş değil. Bir de altında çok insani bir yan var.'
Rakı masasının, rakı kadehinin böyle bir yanı vardır, birleştiriverir insanları, aynı hizaya getiriverir; sonrasında da ne dert kalır ne hüzün... Yeter ki adam gibi, adabı ile içilsin; hakkı verilsin sofradaki muhabbetin. Nazım Hikmet'le bitirelim güzellememizi de: 'Şu Varna deli etti beni,/ divane etti./ Sofrada domates, yeşil biber, kalkan tavası,/ radyoda 'Ha uşaklar!' Karadeniz havası.../ Rakı kadehte aslan sütü, anason,/ uy anason kokusu...'

Dünya Rakı Haftası, ilk kez 2006 yılında kutlanmaya başlandı. Haftanın fikri, rakı severlerin bir araya gelerek oluşturduğu ve bugün tam 27 bin rakı severi aynı platformda toplayan www.buyukkeyif.com sitesinin yaratıcıları tarafından bulundu. 'Almanların bira festivali, Meksikalıların tekila şenliği varken, bizim nasıl bir rakı festivalimiz olmaz?' fikriyle gelişen etkinlik, Türkiye'nin lider rakı markası Yeni Rakı'nın da desteğiyle her yıl daha da gelişip büyüyor. Bu yıl, Yeni Rakı önderliğinde gerçekleşen Dünya Rakı Haftası için Kumkapı'da özel bir etkinlik gerçekleştirildi. 5 Aralık Cumartesi günü yerli-yabancı, tüm rakı severler Kumkapı'da buluşarak aynı anda kadeh kaldırıp Dünya Rakı Haftası'nı bir şenlik havasında kutladı.
Yeni Rakı, Dünya Rakı Haftası'nı tüm dünyadaki rakı severlerin kutlayabilmesi için bir sürpriz daha gerçekleştirerek MFÖ'nün Amerika turnesine de destek veriyor. MFÖ,  4 Aralık'ta başlayan ve 13 Aralık'a kadar sürecek olan konserler dizisinde, San Francisco, Seattle, New York gibi kentleri gezecek.  12-19 Aralık tarihleri arasında Amerika'da kutlanacak Dünya Rakı Haftası kapsamında Yeni Rakı, New York, Washington DC, Virginia, Chicago, Wisconsin, Baltimore ve San Francisco'daki bazı restoranlarda yüzde 50 indirimli olacak.

Tekirdağ Rakısı'ndan yılbaşına özel
Eşsiz lezzetini, yılların ustalığı ve olgunluğuyla birleştirerek rakı severlerin gönlünde taht kuran efsanevi Tekirdağ Rakısı, yılbaşına özel hazırladığı promosyon paketinde 70 cl. ile 2 adet özel tasarım rakı bardağını bir arada veriyor.

 
< Önceki   Sonraki >